ZİKİR
BAHSİ
1.
Buhârî Şerif hadislerinden; Resûl-ü Ekrem (s.a.v)
Efendimiz buyurdular ki: "Bir kimse, gece uykudan uyanıp bir taraftan diğer
tarafına döner ve "Lâ ilâhe illallah vahdehû la şerîkeleh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr ve Allâhüm mağfirli” derse ve kalkıp
abdest alıp, iki rekat namaz kılarsa yapacağı bütün
duâlar kabul edilir."
2.
Müslim-i Şerif hadislerinden; Resûl-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurdular ki:
"Bir kimse süre-i Kehf' in evvelinden on âyet-i kerîme
hıfzetse (ezberlese) (diğer bir rivâyete göre de, sonundan on ayet), Deccal' ın fitnesinden emin
olur."
Açıklama:
Sürenin evvelinden on ayet, sonundan on âyet ezberlerse iki rivâyeti de cem
etmiş olur.
Ulemâ
demiştir ki; Burada Deccal' dan murad, yalnız âhir zamanda zuhur edecek meşhur Deccal olmayıp, kendisinden, çok yalan ve fenâlık zuhur eden
zamanın insanlarıdır.
3.
Müslim-i Şerif hadislerinden; Resûl-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurdular ki:
"Bir kimse farz namazlarından sonra "33 Sübhânallah,
33 Elhamdülillah, 33 Allâhüekber derse ve yüzüncü
olarak da Lâ ilâhe illallah vahdehû la şerîkeleh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr" derse, Cenab-ı Hak o kimsenin günahlarını affeder. İsterse
günahları deniz köpüğü kadar olsa bile."
4.
Buhârî ve Müslim Hadislerinden: Habib-i Kibriyâ Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdular; "Bir
kimse sabah ve akşam yüzer defa "Sübhanallâhi ve bihamdih” derse, yevm-i kıyâmette
ondan efdal kimse olmaz. Ancak bu kelimeyi yüzden
fazla söyleyenler hariç!"
5.
Buhârî ve Müslim Hadislerinden: Resûl-ü Ekrem
Efendimiz (s.a.v) buyurmuşlardır; "Bir kimse on defa "Lâ ilâhe illallah vahdehû lâ şerîke leh, lehül mülkü
velehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr" derse, İsmaîl evladından dört
köle azad etmiş kadar sevap
alır."
6.
Buhârî ve Müslim Hadislerinden: Resûl-ü Ekrem
Efendimiz (s.a.v) buyurmuşlardır; "Bir kimse yüz kere "Lâ ilâhe illallah vahdehû lâ şerîke leh, lehül mülkü
velehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr" duasını okursa, o kimse on köle
azad etmiş gibi sevap alır, defterine yüz sevap
yazılır, defterinden yüz günah silinir. O gün, o kimse şeytanın şerrinden emin
olur, o gün o kimseden efdâl kimse olmaz; meğer ki
bundan daha fazla yapmış olanlar."
7.
Buhâri ve Müslim Hadislerinden: Resûl-ü Ekrem
Efendimiz (s.a.v) buyurmuşlardır; "Bir kimse inanarak, hulüs-i kalp ile Ramazan-ı Şerif orucunu tutar, terâvih
namazını kılarsa, Cenab-ı Feyyâz Mutlak Hazretleri, o
kimsenin geçmiş günahlarını affeder."
8.
Buhârî Şerif Hadislerinden: Nebi-i Muhterem Efendimiz
(s.a.v) buyurmuşlardır; "Cenab-ı Hak' kın 99 Esmâ-i
Hüsnâ' sı vardır. Bunları, her kim ezberler ve okursa
Cennete dahil olur."
9.
Buhâri Şerif Hadislerinden: Nebî-i Muhterem Efendimiz
(s.a.v) buyurmuşlardır; "Şu iki
kelime vardır ki söylemesi lîsâna kolaydır, sevap yönünden mîzanda ağır gelir ve
Cenab-ı Hak indinde, söylenen gayet sevgili olur:
‘Sübhânallahi ve bihamdih,
sübhanallâhil azîm’ ”
10.
Buhârî Şerif Hadislerinden: Sevgili Efendimiz (s.a.v)
buyurmuşlardır ki; "Her gece Kuran-ı Kerîm' in üçte birini okumak sizin
elinizden gelmez mi?” Eshâb-ı Kirâm “Buna hangimiz
kâdîr oluruz yâ Resûlallah?"
dediler. Efendimiz de cevap olarak "Kulhüvallâhü ehad... sûresini okuyamaz mısınız? Bu sûre Kurân-ı Kerîm' in
üçte birine denktir."
Aynı
mâhiyette bir hadis-i şerif de Hz. Âişe vâlidemiz (r.anha) tarafından
nakledilmiştir.
11.
Müslim-i Şerif Hadislerinden:
Namaza
şu kelime ile başlayan adama taaccüp ettim. 0 kimse namaza başlamadan evvel
şöyle söyledi. "Allah-ü Ekber kebîrâ, velhamdülillâhi kesirâ ve sübhanallâhü bükraten ve asîlâ." Bir de baktım
ki semanın kapıları o kelime-i şerifeler için
açıldı.
Abdullah
İbn-i Ömer Hazretleri (r.a) diyor ki; "Bu hadisi
şerifi duyduktan sonra, bu kelimeleri okumayı terk
etmedim.”
12.
Şifâ Şerhi Aliyûl Kaâri
(cilt 2, s.562):
"Bir
kimse düşmanından korkarsa, "Hasbinallâhü ve ni'mel vekil" zikrine devam etsin" buyurulmuştur. (Vekil olarak Allah-ü Teâlâ yeter, O ne güzel vekîldir)
13.
Bir hadis-i şerifte:
"Bir
kimse Cuma geceleri süre-i Duhan' ı okursa, günahlan mağfiret olunur' buyurulmuştur.
14.
Câmî-üs Sağir cilt 3, s.349:
"Bir
kimse geceleri süre-i Duhan' ı okursa, evvelki
günahları affolunur."
15.
Muhyiddin-i Arabî Hazretlerinden (k.s)rivayet
olunmuştur. "Bir kimse 70.000 defa 'Lâ ilâhe illallah' derse, günahları mağfiret
olunur."
Muhyiddin-i
Arabi Hazretleri (k.s) buyurdu ki; "Bu hadis-i şerifi gördüğümde 70.000 kelime-i
tevhidi çekmiştim fakat sevabını kimseye bağışlamamıştım. Bir ziyafette idim,
orada ehl-i mükâşefeden
(keşif ehli, meczub) bir genç vardı. Yemek esnasında
bu genç birden ağlamaya başladı. Niçin ağladığını sordum. Anne ve babasını
azapta olarak gördüğünü söyledi. Ben de içimden ‘Yarabbî okumuş olduğum 70.000 kelime-i tevhidin sevabını bu
gencin anne ve babasının ruhuna bağışladım’ dedim. Genç birden gülmeye başladı.
Anne ve babasının üzerinden azabın kaldırıldığını söyledi. O zaman anlaşıldı ki
hadis sahihtir. Aynı zamanda genç de ehl-i
keşiftendir."
16-17.
Şifâ-i Şerif Aliyül Kârî cilt 2, s.399 ve Câmî-üs
Sağîr cilt 1, s.145:
Resül-ü
Kibriya Efendimiz (s.a.v) buyurmuşlardır; "Bir kimse sabah ve akşam namazlarını
kıldıktan sonra, kimse ile konuşmadan yedi defa `Allahümme ecirni minennâr' dûasını okursa ve o gün veya gecesinde vefat
ederse, Cenab-ı Hak o kimseyi cehennemden hâlâs
eder".
18.
Câmî-üs Sağîr Cilt 3, s.348:Resûl-ü Kibriya Efendimiz
(s.a.v) buyurmuşlardır; "Bir kimse gecelerde yüz ayet okursa, o kimse gâfiller
defterine yazılmaz." Bazı büyüklerimiz burada yüz ayetten murad, gece namazında okunan ayetlerdir diye tefsir
etmişlerdir.
19.
Resûl-ü Kibriya Efendimiz (s.a.v) buyurmuşlardır;"Bir kimse sûre-i Bakara' nın nihâyetinden geceleri iki ayet okursa, o kıraat o
kimseye kâfi gelir, yani o geceyi ihyâdan ve kıraat-i Kur'an' dan ve itikata taalluk
eden kelamlardan (din, zikir ve duadan) cem'isine tâbî
olur. Şeytanın şerrinden de emin olmaya kâfıdir.”
(Not: Bu ayetler Âmenerrasûlü'
dür.)
20.
İmam-ı Âzam Efendimizden (rh. a) rivayetle: Hâfız
Necmül Mugayiddîn Hazretleri
buyurdular ki "Kalbimden öyle geçirdim ki, eğer rüyamda Rabb'imi görürsem O'na Yâ Rabbi,
mü'min kulların senin azabından nasıl necât bulurlar?
diye sorayım. Sonra rüyamda gördüm ve Rabb'im dedi ki;
"Bir adam her sabah ve akşam şu duayı okursa, benim azabımdan emin
olur;
"Sübhânel ebediyyil ebed. Sübhânel vâhidil ehad. Sübhânel ferdis samed. Sübhâne râfi'issemâi biğayri amed. Sübhâne men basatal arda alâ mâin cemed. Sübhâne men halakal halka fe ehsâhüm aded. Sübhâne men kasemel erzâke velem yense ehad. Sübhânellezî lem yettehiz sâhibeten ve lâ veled. Sübhânellezî lem yelid ve lem yûled ve lem yekün lehû küfüvven ehad.” Buna
Süleyman Aleyhisselâmın Dûası da
eklenmelidir;
"Sübhâne men yerânî. Ve
ya'rifu mekânî. Ve yesmeu kelâmi. Ve yerzuknî ve lâ yensânî."
21.
Müslim ve Bezzâziye Fetvasında yazılıdır: "Mü'min ve müslim, şu duâyı sabah
ve akşam okumalıdır (Bazı kitaplarda üçer defa okunması tavsiye edilir). Zîrâ bu
duâ insanı küfürden muhafaza kılar."
"Allâhümme inni eûzü bike min üşrike bike şey'en ve ene e'alemü ve estağfıruke limâ lâ e'alemü inneke ente allâmül guyûb".
22.
Seyyidül İstiğfâr;
Buhârî hadislerinden: Resülullah Efendimiz (s.a.v) buyurdular ki; "İstiğfar
duâlarının seyyidi budur. "Allâhümme ente Rabbî, lâ ilâhe
illâ ente halaktenî ve ene
abdüke ve ene âlâ ahdike ve
vâ’dike, mestetağtü eûzübike min şerri mâ senağtü, ebû-u leke bini’metike aleyye, ve ubûb-u bizenbi fağfirli feinnehû lâ yağfiruzzunûbe illâ
ente".
Her
kim bu duâyı kalbiyle, sevap fazîletine inanarak gündüz okursa ve o gün akşam
olmadan ölürse veya gece okursa ve sabah olmadan ölürse ehl-i Cennet olur.
23.
Buhârî cilt 12, s.368:
Eshâb-ı
Kirâm' dan Huzeyfe (r.a) rivayet
etmiştir:
"Bir
kimse yatağa girince sağ tarafına dönüp sağ elinin sağ yanağının altına koyarak,
şu duâyı okusun; "Bismüke, Allâhümme emûti ve ahya” (Allahım senin ismini anarak
ölür ve dirilirim). Uykudan uyanırken de şöyle söylesin; "Elhamdülillezî ahyâna be’adema emâtemâ ve ileyhin nuşûr" (Allaha hamdederim ki beni
uyuduktan sonra diriltti. Öldükten sonra da diriltecek)
24.
Ashabtan Osman İbn-i Ebil As (r.a) rivayet etmiştir: Vücûdumdaki ağrı ve sızıdan
Resûl-ü Ekrem (s.a.v) Efendimize şikayet ettim. Efendimiz buyurdular ki; "Elini
vücudundaki ağrıyan yere koy, o halde üç kere Bismillah dedikten sonra şu duâyı
elini kaldırmadan oku; "Eûzü bi izzetillâhi ve kudretihî min şerri mâ ecidü ve üzâhürü".
25.
Müslim-i Şeriften Âişe (r.anha) `dan rivâyet olunmuştur. Câmî-üs Sağîr’ den alınmıştır.
"Elini
ağrıyan ve sızlayan yere koy, elini kaldırmadan şöyle dua et: "Bismillah, eûzü bi izzetillâhi ve kudretihî min şerri mâ ecidü min vec'i hâzâ"". Bu duâyı iki kere okumalıdır, bilmeyene
başkası da okuyabilir (İmam-ı Müslim' in rivâyetine göre yedi defa
okumalıdır).
26.
Ebu Davud ve Tirmizî' den rivâyetle:
"Bir
kimse sabah ve akşam İhlâs ve Muvazzateyn sûrelerini üçer kere okumaya devam ederse, o
kimseye kâfı gelir. Her türlü mekruhtan emin
olur.°
Riyâzüssâlihîn
s.552
27.
Ebû Davud ve Tirmizî' den rivâyetle: İbn-i
Abbas (r.a) 'dan rivâyet
edilmiştir.
Resûl-ü
Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurmuşlardır ki; "Bir adam, bir hastanın ziyaretine
giderse o hastanın karşısında şu duâyı yedi kere okusun. Eğer hastanın eceli
gelmediyse Cenâb-ı Hak Teâlâ
şifâ ihsan eder; "Es'elullâhi el Azîm, Rabbül arşıl Azîm. En yeşfike" (Ben arş-ı âlânın Rabbi olan Allah-ü Azîmüşşan' dan sana şifâ ve âfiyet vermesini niyaz ederim)".
Riyâzüssâlihîn
s.403
28.
Ebû Davud ve Tirmizî' den rivâyetle: Hz. Osman
(r.a)' dan rivâyet edilmiştir.
Resül-ü
Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurmuşlardır ki; "Her kim her sabah ve her akşam, üç
kere Besmele-i Şerif-i bu şekilde okursa, o gün o adama hiçbir kimseden zarar
gelmez;
"Bismillâhillezî lâ yedurru mâ ismihî şey'in filardi vemâ fıssemâ-i ve hüve semî-ül Alîm".
Riyâzüssâlihîn
s.552, Raâmuz s.433
29.
Tahtavi, Meraül Ferah, Ni'metil İslâm s.242, Raâmuz
s.439
Hz.
Ayşe (r.a)' den rivayetle:Resûl-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurmuşlardır ki;
"Bir adam Cuma namazını tamamladıktan sonra yedişer defa; İhlâs, Felak ve Nas sûrelerini okursa, o Cuma gününden gelecek Cuma gününe
kadar (başka bir rivayette 3 gün sonraya kadar) bütün fıtne ve belâlardan emin olur ve günahlarına da kefâret olur
(diğer bir rivayette ek olarak yedi Fâtiha da okunması gerektiği
bildirilmiştir)."
30.
Müslim-i Şerif hadislerinden, Râvisi Cabir (r.a)'dır. Resül-ü Ekrem
(s.a.v) Efendimiz buyurmuşlardır ki; "Bir kimse evine her girdiği zaman Eûzü-besmeleyi şerifi okuyarak Allah-ü Teâlâ' ya sığınırsa yahut bir şey
yemeğe başlamadan yine Besmele-i Şerifi zikrederse, Şeytan aliyyillâne avânesine der ki; Bu
evde sizler için eğlenmek, oturmak kalmadı. Bu yemeklerden de size bir nasib yoktur. Eğer kişi evine geldiğinde eüzü besmeleyi okumazsa, Şeytan avânesine; Bu evde sizin oturmanıza müsaade vardır, der.
Keza yemekte besmele okunmazsa, Şeytan avânesine; yine
bu yemekte size nasib vardır,
der."
31.
Meşarık-ı Şerif hadislerinden, Ebu Hureyre (r.a)'dan
rivayetle:
Resûl-ü
Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurmuşlardır ki; "Yâ Ebâ Hureyre, yatağına yatacağın
vakit Ayet-el Kürsi' yi oku. Eğer Ayet-el Kürsî' yi okursanız Şeytan size yakın olup bir zarar
veremez. O gece sabaha kadar Cenab-ı Hakkın emânında (emniyetinde, korumasında)
olursunuz".
32.
Câmî-üs Sağîr hadislerinden: Resûl-ü Ekrem (s.a.v)
Efendimiz buyurmuşlardır ki; "Bir adam cemaatle sabah namazını kıldıktan sonra
otursa da, güneş doğup kerahat vakti çıkıncaya kadar
zikir ve tevekkül etse, bundan sonra tekrar namaz kılsa (2 rekatlık İşrak Namazı, vakti güneş doğduktan 45 dakika geçtikten sonradır) o kimseye tam bir hac sevâbı
verilir."
33.
Şir’at-ül İslâm' dan
alınmıştır. Bir kimse müşkil bir durumda kalırsa yahut
ağır bir borç altında bulunursa, 1000 kere ‘Lâ havle velâ kuvvete illa billahil aliyyil azîm’ demelidir, bu durumda Canab-ı Hak Teâlâ, O'nu müşkilinden kurtarır"
34.
Riyâzüssâlihîn s.546, Mısır baskısı. Râvi İbn-i Abbas (r.a).
Nebî-i
Muhterem (s.a.v) Efendimiz buyurmuşlardır; "Sizden biriniz ailesine yakın olmak
istediği (eşiyle beraber olduğu) zaman şöyle desin: ‘Bismillah, Allahümme cennibneş şeytân ve
cennibi şeytân âlâ mâ rezaktenâ.’
35.
Resûl-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurmuşlardır ki; "Nikah altındaki kadının,
kocasına itâati bir borçtur. Öyleyse evlatlarınıza nikah edeceğiniz adamları iyi
seçin."
36.
Diğer bir hadis-i şerifte; "Bir adam kızını bir fâsıka
nikah ederse, o adama hergün bin kere lanet lâzım
olur." (Fâsık: Günahı açıktan işleyendir, günah
işlerken kimseden çekinmez, utanmaz, pervâsız davranır.)
37.
Câmî-üs Sağîr hadislerinden: cilt
2,
"Bu
ümmette ebdal otuz kişidir. Onlar için Cenâb-ı Hakk’a açılan tarik (yol),
İbrahim Halilülrahmânın tariki üzerinedir. Onlardan
biri vefat ettiğinde, Cenab-ı Hak Teâlâ 0'nun yerine başka birini
getirir."
Bir
kimse şu duayı hergün on defa okursa, Cenab-ı Hak Teâlâ onu ebdal zümresine yazar. "Allâhümme
aslih ümmete Muhammed, Allâhümme ferric an ümmete
Muhammed. Allâhümme merhan
ümmete Muhammed"
38.
Ramazân-ı Şerif in âdâbı;
1.
Orucun faziletini eksiltecek muamelattan (fenâlıklardan)
sakınmak,
2.
Ramazân-ı Şerif için temizlenmek ve tevbe
etmek,
3.
Acaba makbül bir oruç tutabilecek miyim?, diyerek
korkmak,
4.
Gıybet, bühtân, malayâniyi terketmek,
5.
Mümkün mertebe helâl ile iftar etmek,
6.
İftar vaktinde şükür ve duâyı çoğaltmak,
7.
Zarûri kelamdan başka birşey konuşmamak,
8.
Sükût etmek,
9.
İstiğfar etmek,
10.
Her iftar ve seherde salavât-ı şerife okumak,
11.
Mümkünse hergün bir miktar sadaka vermek,
12.
Hergün Kur'an-i Kerim' den
bir cüz okumak, son 10 gün mümkün olursa itikâf etmek.
39.
Raâmuz ve Câmî-üs Sağîr
hadislerinden: Risâletpenah (s.a.v) Efendimiz
buyurdular; "Bir kimse çarşıya gittiğinde şu duâyı okusun.'Lâ ilâhe illalâhü vahdehû la şerikeleh. Lehül mülkü ve lehül hamdü, yühyi ve yümitü ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihil hayr, ve hüve alâ külli şey'in
kadîr.'
Cenâb-ı
Hak, O kimsenin defterine 1000 kere 1000 sevab
yazar."
Not:
İmâm-ı Hasan Efendimiz (r.a), çarşıda bir işi olmadığı halde bu mübârek tesbihi okumak için çarşıya gidermiş, bu tesbihi okur ve geri dönermiş.
40.
Raâmuz' dan alınmıştır, s.438: "Bir adam daima, abdest aldıktan sonra "Innâ enzelnâhü fî lelyletil Kadr..." sûresini 3 defa okumalıdır. Birinci okuduğunda
sıddıklarla, ikinci okuduğunda şehitlerle ve üçüncü
okuduğunda da Peygamberlerle haşrolunur."
41.
Resül-ü Kibriyâ Efendimiz buyurmuşlardır: "Bir adam,
bir gecede 1000 âyet-i kerime okursa, yüzü güleç olduğu halde Rabbine kavuşur"
Bunun üzerine, bu nasıl olabilir diye sorulduğunda, Besmele-i şerife ile
başlayarak Elhâkümüttekâsür süresini sonuna kadar
okumuşlar ve ondan sonra buyurmuşlardır ki; "Allah' a yemin ederim ki, bu sûre
1000 âyete mukâbildir."
42.
Müslîm-i Şerif hadislerinden, Câbir (r.a)' dan
rivâyetle:
"Her
gecede duaların müstecâb olduğu (kabul edildiği) bir
saat vardır. Her hangi bir müslüman o vakte tesâdüf
eder ve dünya ve ahireti hakkında Allah-ü Teâlâ Hazretlerine hayırlı dualar yaparsa, Cenab-ı Hak bu duayı mutlaka kabül
eder. Eğer bir kimse, bu vakti bilmek isterse yatarken sûre-i Kehf’ in nihâyetindeki şu dört âyet-i kerimeyi okusun.
'İnnellezine âmenü...Rabbihî ehade’ 0 kimse inâyet-i
Hakk ile o vakitte uyanır."
1.
Râvisi: İbn-i Mesud (r.a) Kitabı: Hatip, İbn-i
Asâkir
Meâli:
Ibrahim Aleyhisselâm, ateşe
atıldığı zaman son sözü "Hasbiyallâhü ve ni'mel vekîl" olmuştur.
2.
Râvisi: ibn-i Abbas (r.a) Kitabı: Deylemî
Meâli:
"Dinin afeti (yani, dine zarar getirenler), şu üç kimsedir; Fitne, fücüra karışmış âlimler, zalim, bilgisiz hükümet başkanları,
cahil müftüler"
3.
Râvisi: İbn-i Mesud (r.a) Kitabı: Beyhakî
Meâli:
"Faiz yiyen, yediren, kâtiplik yapan ve ona şahitlik yapanlar, bir de güzellik
için vücuduna dövme yapan ve yaptıranlar, bir de zekatı istemiyerek verenler, bir de hicretten sonra dininden
dönenler. Bunlar, kıyamet gününde Hz. Muhammed' in
(S.A.V) lisânıyla mel'un
olurlar"
4.
Râvisi: Enes (r.a) Kitabı:
Evsad ve Hakim
Meâli:
"Her mütteki (gerçek olarak daima şüphelilerden dahi
sakınan), Muhammed' in (S.A.V) âlidir (yakınıdır)"
5.
Râvisi: Ebü Hureyre (r.a)
Kitabı:
İbn-i Abban, Ebi Nâim, İbn-i Cerir
Meâli:
"Size üç şeyi yapmanızı emrediyorum, sizin üç şeyden de çekinmenizi, sakınmanızı
istiyorum. Yapmanızı istediğim; 1. Allah-ü Teâlâ'
ya ibadet ediniz ve 0'na hiçbir şeyi şerik koşmayınız,
2. Allah-ü Teâlâ' nın ipi
olan İslâm Dinine sımsıkı sarılınız, tefrika çıkarmayınız, 3. Allah-ü Teâlâ' nın başınıza getirdiği
(sizden olan) amirlerinize itaat ediniz. Kaçınmanızı istediğim ise; 1. Dedikodu
etmeyiniz, 2. Çok soru sormayınız, 3. Malınızı boş yere
harcamayınız."
6.
Râvisi:İbn-i Ömer (r.a)
Kitabı: İbn-i Adiyi
Meâli:
"Allah katında yükseklik isteyin" Sordular; "Nasıl isteyelim, yâ Resûlallah?". Buyurdu ki; "Sana
cahillik edene tahammül göster, sana vermeyene ikramda
bulun”.
Açıklama:
Başka bir hadis-i şerifte "Şu üç hal, insanı cennete götürür" buyurulmuştur.
1.
Sana gelmeyeni ziyaret etmek, 2. Sana zulmedeni affetmek, 3. Sana vermeyene
istediğini vermek.
7.
Râvisi: Yeşu'ğ
(r.a)
Kitabı:
Hakim' in Müsned kitabından;
Meâli:
"Müjdeleyin! Çarşınıza mal getiren, Allah yolunda savaşan gibidir. Çarşınızda,
ihtikâra kalkışan ise Allah kitabında inkârcı gibi
addedilmektedir"
8.
Râvisi: İbn-i Ebi Emâme (r.a) Kitabı: İbn-i Asâkir
Meâli:
Halk içinde Allah' tan en uzak şu iki kişidir. Birisi; emirlerin yanında oturup,
zulüm kokan sözlerine "Evet, doğrudur” diyen kimse, ikincisi; çocuklara
öğretmenlik yapıp da aralarında adâleti göstermeyen ve yetim hakkında Allah' tan
sakınmayan kimsedir."
9
. Râvisi: İbn-i Abbas (r.a) Kitabı: Buhârî, Beyhâkî
Meâli:
"İnsanlar arasında, Allah' ın en buğz ettiği kimseler üçtür. Birincisi; doğruluktan ayrılan,
ikincisi; İslâmda câihiliye
kanununu isteyen, üçüncüsü de; haksız yere bir adamın öldürülmesini
isteyen."
10.
Râvisi: İbn-i Atâ (r.a)
Kitabı: El Harâiki
Meâli:
"Kıyamet giinünde mahlûkât içerisinde, Allah-ü Teâlâ' nın buğz ettiği kimseler şunlardır: Yalancı ve kibirli olanlar.
Bir de (müslüman) kardeşlerine karşı kalplerinde kin
besliyenler; onlarla kavuştukları zaman kendilerinden
gibi görünürler, yanlarından ayrıldıktan sonra kinleri yine devam eder. Bir de,
O kimselerdir ki Allah ve Resûlüne çağrıldıklarında tembel davranırlar, şeytana
çağrıldıklarında ise hemen koşarlar."
Açıklama:
Avârifik Maarif kitabında Enes İbn-i Mâlik (r.a) şöyle
rivayet etmektedir: Sevgili Peygamberimiz buyurmuşlardır; "Ey oğul! Eğer senin
elinden gelirse, sabaha çıkınca ve akşam olunce
gönlünü yokla. Hiç kimseye karşı buğz olmadığı halde
sabahla ve akşamla. Ey oğul! Böyle olmak benim sünnetimdir. Kim ki benim
sünnetimi ihyâ ederse; yani onunla amel ederse ve öyle hareket ederse, o kimse
beni ihyâ etmiş gibidir. Kim ki beni ihyâ ederse, yani sünnetimi yerine
getirirse, o kişi cennette benimle beraber olur."
Not:
Sünneti tutmak ahlâk güzelliği ile olur. Ahlâk güzelliği ise nefsi terbiye ile
olur: Nefsi terbiye ise Allah-ü Teâlâ’ nın ve Resûlünün emirlerini yerine getirmekle olur çünkü
sevgili peygamberimiz hakkında Kur'an-ı Azîmüşşân' da buyuruldu ki: "Ey
Habîbim! Sen, en güzel ahlâk
üzeresin."