Abdullah-i Ensârî, seyhülislâm idi. Hanbelî
mezhebinin büyük âlimlerinden olup, çok yüksek bir velî idi. Kerâmetleri pek
çoktur. Vâzlarinda Ehl-i sünneti
müdâfaa eder, mezhebsizlik ve bid'atlerin
kötülügünü anlatirdi. Allahü teâlâya kavusmak yolunda yürümek isteyenlerin, evliyâya ve hakîkî
din âlimlerine çok bagli olmasini
isterdi. Bu yolda ilerleten vâsitalarin, onlara olan
tam muhabbet ve baglilik odugunu
söylerdi. O büyüklere dil uzatanlarin zavalliliklarini her defâsinda
ifâde eder ve söyle buyururdu:
"Yâ Rabbî! Dostlarini öyle yaptin ki, onlari taniyan sana kavusuyor ve sana kavusmayan onlari taniyamiyor."
"Yâ Rabbî! Her kimi
felâkete düsürmek istersen, onu dostlarinin,
evliyânin ve gerçek Islâm
âlimlerinin üzerine atarsin."
Abdullah-i Ensârî hazretleri
buyurdu ki:
"Öyle zaman olur ki, Allahü
teâlâ bir kulunu ibâdetleri ile mesgûl
eyler. O ibâdetler, o kulun azitmasina sebeb olur. Yâni kibir ve ucba kapilmasina yol açar. Yine öyle zaman olur ki, o kulunu bir
ise, bir günâha düsürür. O günâhi
sebebiyle kul o kadar üzülür ki, bu üzülmesi o kimsenin hidâyetine sebeb olur. Hâline bakip
gafletten uyanir. Tövbe ve istigfâr
eder. Bu her iki durumda da atilgan olmamalidir. Allahü teâlâ, cesâret ve atilganlikla
günâh isleyip de; "O bizi affeder." diyen kullarini
sevmez. Günâhlari küçük görmekten daha zararli bir sey yoktur. Günâhlarin küçüklügünü degil de, kimin koydugu yasaklari çignemekte oldugunu düsünüp, hayâ
etmelidir."
"Hak teâlânin
sevdiklerinin yolunda olmak ile dünyaya kiymet
vermek, dünyâya düskün olmak, bir arada bulunmaz. Bu
yolda bulunan bir kimsenin kalbinde, dünyânin zerre
kadar kiymeti bulunursa, yagdan
kil çikmasi gibi, kolayca bu yoldan çikar. Allahü teâlânin
dostlari, dünyâya hiç kiymet
vermezler, onun için gam yemezler. Bütün dünyâyi bir
lokma hâline getirip, bir velînin agzina koysan,
israf olmaz. Gerçek israf, bir seyi Allahü teâlânin rizâsina aykiri olarak sarfetmektir. Allahü teâlâ, dünyâyi eliniz ile terketmeyi degil, kalbiniz ile terketmeyi ister ve begenir."
"Dünyâ ne demektir biliyor musunuz? Gönlüne gelen
ve seni Allahü teâlâdan uzaklastiran her sey dünyâ
demektir. Seni O'ndan baska bir sey
ile mesgûl eden her sey de
fitnedir. Bu kisa ömrü, Allahü
teâlâdan uzaklastiran seylere yaklasmakla geçiren,
O'ndan baska seylerle mesgûl olan kimse, âhiretini harâb etmis olur. Bu ise, akil sâhiblerinin yapacagi sey degildir."
"Nefsiniz sizi uygun olmayan seylerle
mesgûl etmeden evvel, siz nefsinizi hayirli seylerle mesgûl ediniz."